Kaldırımlar 2
Başını bir gayeye satmış kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.
İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.
Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...
(1927)
Necip Fazıl Kısakürek
7 Mayıs 2014 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Kategoriler
- Ahmet Hamdi Tanpınar
- Akrostiş Şiirler
- Ali Erdem Ural
- Arif Dino
- Atilla İlhan
- Behçet Necatigil
- Bülent Ecevit
- Cahit Sıtkı Tarancı
- Can Yücel
- Enis Akın
- Fatin Hazinedar
- İbrahim Sadri
- Kaan İnce
- Mehmet Akif Ersoy
- Namık Kemal
- Necip Fazıl Kısakürek
- Populer Şiirler
- Rıfat Ilgaz
- Rıza Tevfik Bölükbaşı
- Sait Faik Abasıyanık
- Salih Bolat
- Şennur Sezer
- Victor Hugo
- Yahya Kemal Beyatlı
- Zerrin Taşpınar
- Ziya Paşa
- Zübeyir Kındıra





0 yorum:
Yorum Gönder